Studio Loft

2017, İzmir

*2017 Dünya Mimarlık Festivali 'INSIDE' Bölümünde 'Yaratıcı Yeniden Kullanım' kategorisinde Finalist

*2016 Türkiye Mimarlık Yıllığı seçkisinde 

İşveren: EEY

Yer: Alsancak, İzmir 

Tasarım: ZAAS & Yerce Mimarlık

Program: Mixed use & Creative Reuse

Yıl: 2016

Alan: 200 m2

Durum: İnşaa edildi

Ekip: Nail Egemen Yerce, Ayça Taylan, Zeynep Şankaynağı

Fotoğraflar: Yerce Art Photography - Emin Emrah Yerce

 

Proje, İzmir’in sıkışık bir yerleşime sahip bölgesi Alsancak’ta, yoğun araç ve yaya trafiğinin olduğu caddeye paralel sakin bir sokakta yer alır. 5 ve 6 katlı apartmanların bulunduğu bu sokakta, standart denebilecek bir apartmanın zemin katı ve üst katını kapsayan dairenin, fotoğraf stüdyosu olarak tasarlanması projenin başlangıç noktasını oluşturdu.

Süreç içinde mekanın kullanıcıları ile birlikte, fotoğraf stüdyosu olarak verilecek hizmetin yanı sıra stüdyonun kendi ürettiklerinin sergilenebildiği, daha başka sergilere de olanak sağlandığı ve bu ortamlarla bütünleşebilecek “keyifli”, “rahat” yaşam alanlarına sahip mekan kurgusuna karar verildi.

Alt kat fotoğraf stüdyosu ve sergi alanına ayrılırken, üst katın da ofis, mutfak, uyuma ve dinlenme alanlarına sahip olması düşünüldü. Böylelikle proje, fotoğraf stüdyosu çatısı altında çalışma-sergileme-yaşama işlevlerinin iç içe geçtiği “loft” tipi bir mekan projesine dönüştü.

Daha önceden konut olarak inşa edilmiş ve kullanılmış bu mekanda, çalışma-sergileme-yaşama gibi birbirinden ayrı görünen bu işlevlerin yada yaşama biçimlerinin, birbiri ile nasıl beraber yaşayacağı, birbiri arasında geçirgenliğin nasıl sağlanacağı, yaşamsal-mekansal akışın nasıl olacağı gibi sorulara cevap arandı.

Proje, sergileme işlevi ile birlikte kamuya daha çok açılma olasılığına sahip oldu. Apartmanın önünde bulunan aynı zamanda kente, kamuya ait olan geniş kaldırımla bütünleşme arayışı içinde olundu. Kaldırım kotu ve kaplama malzemesi iç mekanda da sürekliliğini devam ettirirken mekanın buraya bakan cephesi kayar katlanır doğramaların kayarak kenarlara katlanması, kentsel mekan ile iç mekan bütünleşmesine olanak sundu. Sokak, iç mekana yada iç mekan sokağa akabildi. Böylelikle sergi ziyaretçisi, “filtre” algısını mümkün olduğunca hissetmeden, sokaktan sergi mekanına dahil olabilme şansına sahip oldu. Kente ve apartmana ait bu geniş kaldırımın, sergi açılışlarında insanların “sokak rahatlığında” birbirleri ile iletişim kuracakları sosyal alan olarak ev sahipliği yapması düşünüldü.

Mekanda, karşılanan işlevler ve kamuya açık olma durumu ile gerektiğinde işlevler arasında gerektiği kadar şeffaf ayrışmaların oluşabildiği; gerektiğinde ise işlevlerin tümüyle birleşip kaynaşabildiği “hayat dolu” bir kurgu amaçlandı.

Devamı...